Gerçekten Âşık Mısınız?

Aşk ile karıştırılan 8 duygu

Aşk, tamam işte şimdi kesin âşık oldum diyebileceğiniz kadar düz ve basit bir kavram değildir. Öyle zamanlar olur ki âşık olduğunuza yemin edersiniz fakat aslında aşk ile bambaşka bir duyguyu birbirine karıştırıyorsunuzdur. Hemen hepimiz bu durumu bir ya da daha çok kez yaşarız, merak etmeyin.

Daha önce aşık olduğunu ya da aşkı bildiğini iddia eden kişiler size “aşık olunca hiç şüphe duyulmayacak şekilde anlar ve bilirsin” derler. İdeal dünyada zaten böyle olurdu da, işler her zaman öyle yürümüyor, malum.

Diyelim ki biriyle bir şeyler yaşamanın arifesindesiniz ya da yaşamaya başladınız. Ciddi bir ilişki istiyorsunuz ve ona âşık olup olmayacağınızı sorgulamaya başladınız. Günler geçip de işler ilerlemeye başladıkça da âşık olup olmadığınızı merak edeceksiniz. Ya da belki ilişkiniz sizi yeterince tatmin etmiyor, bitirmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz ancak âşık olduğunuz için bırakamadığınıza eminsiniz. Bu yazımda sıklıkla aşk ile karıştırılan duygulardan bahsedeceğim. Umarım faydası dokunur.

  1. Kıskançlık

Daha önce hiç çok da umursamadan takıldığınız biri sizi bırakıp bir başkası ile birlikte olmaya başladı mı? Tam da onu başka biriyle gördüğünüz ya da başkasıyla olduğunu duyduğunuz anda aslında ayrılmayı istemediğinizi fark ettiniz mi? Bunu söylemek pek hoşuma gitmiyor ama bu aşk değil, sadece kıskançlık. Kıskançlık öyle bir duygudur ki aşk ile kolayca karıştırılabilir. Neticede gerçekten pek ilgi duymadığınız birinin bir başkasıyla olması nasıl sizi öfkelendirebilir ki?

Biz insanlar, doğaları gereği elde edemediğimiz şeyleri isteriz. Sahip olduğumuz şey bizden alındığında daha da çok isteriz üstelik. Eğer artık elinizin altında olmadığı için birini sevmeye ya da istemeye başladıysanız bunu sorgulayın. Gerçekten âşık mısınız yoksa artık eldeki değil daldaki kuş olduğu için mi çekici geliyor size?

  1. Şehvet

Biriyle yan yana geldiğinizde kendinizi bir acayip hissediyor ve ona dokunmadan duramıyorsanız, gününüz geceniz ona dokunduğunuz hayal ederek geçiyorsa bunun aşk olduğuna emin olamayız. Tabii ki biriyle inanılmaz bir ten uyumu yakalayabilirsiniz ve çok çekici bulabilirsiniz ancak bu âşık olduğunuz anlamına gelmeyebilir.

Eğer sadece yatak odasında iyi anlaşıyorsanız bu konuyu düşünmenizde fayda var. Gerçek bir aşk mı yaşıyorsunuz yoksa yaşadığınız şey şehvetten mi ibaret? Tabii ki şehvetin kötü bir şey olduğunu söylemiyorum, ancak aşk ile sıklıkla karıştırıldığı için ikisini birbirinden ayırmakta fayda var.

  1. Tutku

Tutku aşk ile en çok ve en kolay karıştırılan duygudur ve ikisini birbirinden ayırt etmek gerçekten zor olsa da aslında aynı şey değildirler. İki duyguyu birbirinden ayırmanın kesin bir yolu varsa o da şu olabilir; her şey inanılmaz hızlı gelişir. Tutku varsa bir kişiyi gözünüzde inanılmaz büyütürsünüz, onun dünyanın en mükemmel insanı olduğuna ve sizin için biçilmiş kaftan olduğuna yemin edebilirsiniz. Onun ruh eşiniz, eksik parçalarınızın tamamlayıcısı falan olduğunu hissedersiniz. Ama bunları ilişkinizin hemen başında hissediyorsanız biraz dikkatli olmakta fayda var çünkü daha ilişkinizin balayı evresindesiniz, tabii ki her şey öyle gözükecek!

Başlangıçta her şey güzeldir. Henüz ilk kavganızı bile etmemişsinizdir. Sonuç olarak karşınızdaki insanın mükemmel olduğunu hissedersiniz çünkü ilişkinin yeni olmasının büyüsü ile başka şekilde hissetmeniz de mümkün değildir. Bence “seni seviyorum” ya da “sana aşığım” demeden önce en azından farklılıklarınızı keşfedene kadar bekleyin.

  1. Hayalcilik

Genellikle biriyle görüşmeye başladığımızda, özellikle de bu kişiyi daha önceden de tanıyorsak o kişiye âşık olduğumuzu düşünürüz çünkü zihnimizde aslında ona pek de uymayan birini yaratmış ve yarattığımız kişiye âşık olmuşuzdur. Sonuç olarak da karşımızdaki kişiye değil de kendi zihnimizde o kişinin üzerine giydirdiğimiz kişiye âşık olmuş oluruz.

Eğer sevgiliniz kendisiyle alakalı gerçek dışı beklentileriniz olduğunuzdan şikayet etmeye başlarsa aşkınızın gerçekler üzerine inşa edilmemiş olabileceğinden kuşkulanmalısınız.

  1. Konfor Alanı ve Güvende Olmak

Eski sevgililerimizi geri kazanmak istememizin sanıyorum ki en temel nedeni budur. Bir süre biriyle birlikte olduğumuzda alışkanlık yaratır. İşler yolunda gitmediği zaman bile bu alışkanlık devam eder. Yalnız kalmamak için, yeni biriyle bir şeylere başlamaktan korktuğumuz için ya da kendimizi daha rahat hissettiğimiz için vb sebeplerden hala eski sevgililerimize âşık olduğumuzu zannedebiliriz.

Sabahları günaydın mesajı atan, birlikte sinemaya gidebileceğimiz ya da sadece yalnız kalmamak için birlikte olduğumuz birine âşık değilizdir aslında. Eski sevgilinize ya da sizi mutsuz eden mevcut sevgilinize neden hala tutunduğunuzu sorgulayın, gerçekten âşık mısınız yoksa sadece konfor alanınızdan çıkmak mı istemiyorsunuz?

  1. Bezginlik

Komik gelecek belki ama hayatımız sıradan ve belki sıkıcı bir hal aldığında biraz heyecan katmak için aslında hiç ortada bir şey yokken kendimize aşk uydurabiliyoruz. Karşılaştığımız birine anlamlar yükleyerek heyecan yaratıyoruz. Bunu çoğu zaman isteyerek yapmıyoruz ama sırf hayatlarında biri olsun diye birileriyle bir şeyler yaşamaya çalışanları etrafınızda illaki görüyorsunuzdur. İlişki yaşıyor olmak için yaşayıp bir de âşık olduğumuzu sanmamız çok da uzak değil yani. Bunu bir düşünün.

  1. Bağımlılık

“O olmazsa yaşayamam” dediğimizde iş aşktan ve sevmekten çıkmış oluyor. Aşk dünyanın en sağlıklı ve güzel, besleyici, doyurucu duygusudur ve bu tarz bir mecburiyet barındırmaz. Onunla birlikteyim çünkü ona aşığım dersiniz sağlıklı bir ilişkide, o olmazsa yaşayamam demezsiniz.

Bağımlılık konusu daha derin bir inceleme gerektirdiği için sadece dikkatinizi çekmekle yetineceğim, ilerleyen günlerde sadece bağımlılık üzerine de yazacağım.

  1. Saplantı

Bu da aynı bağımlılık gibi aşk ile karıştırılan başka bir duygudur. Biriyle birlikte olma hissine saplanır kalırız ve bu duygudan çıkamayız. Karşımızdakine gerçekten âşık mıyız yoksa onunla birlikte olmayı saplantı haline mi getirdik anlamayız. Aslında biraz dışardan bakarsak çok rahat farkında varabileceğimiz bir durumdur bu; ilişki rahatça akmadığı, bizi mutlu ve huzurlu hissettirmediği halde inatla tutunuyor ve karşımızdaki kişiyi bırakmıyorsak orada aşk değil saplantıya bakmamız daha doğru olacaktır. Yine bu konuda da daha uzun bir yazı hazırlayacağım ilerleyen günlerde.

Okuduğunuz gibi aşk ile karıştırılan o kadar çok duygu var ki. Zaten aşkın bize acı vermesinin nedeni onu başka birçok duygu ile karıştırıyor olmamız. Kendinizi dinleyin ve duygunuzun farkına varın. Bunu yapabilecek gücünüz ve potansiyeliniz var.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir