Hayatınızda Bir Narsist Mi Var?

Başta kendi tecrübelerim olmak üzere, gerek yakın çevrem, gerekse danışmanlarımdan dinlediğim ilişki sorunlarının birçoğunda karşı tarafta bir narsiste rastlıyorum. Narsist bir kimsenin “kendini beğenen”, “kendine aşık” vb biri olduğunu zannediyorsunuz fakat aslında “narsistik kişilik bozukluğu” diye gerçek bir hastalık var. Yani durum “amma kendini beğenmiş” ya da “kendisinden başka kimseyi beğenmez”den çok daha ciddi. Çünkü bu insanlar hem kendi rahatsızlıklarının farkında değiller hem de onları seven insanlara çok ciddi zararlar veriyorlar.

Gelin biraz inceleyelim bakalım Narsist kişiler neler yaparlar, bir bakın bakalım sadece “dengesiz” olarak tanımladığınız kişi gerçekten o kadar masum mu ve siz nasıl bir girdabın içindesiniz.

Narsist : Bir saniye bile tereddüt etmeden gözünüzün içine baka baka yalan söyler ve siz bu konuda hiçbir şey yapamazsınız. Aslında yalanlar onun gerçeğidir ve işin kötüsü siz de buna inanırsınız.

Narsistler başımızı çevirdiğimiz her yerdeler. Spor salonunda onlarla birlikte antrenman yapıyorsunuz, aynı marketten alışveriş yapıyorsunuz, birlikte ibadet ediyorsunuz, çocuklarınız aynı okula gidiyor, ama en kötüsü kimi zaman aynı yastığa baş koyuyorsunuz.

Birçoğunda hayranlık uyandıran özellikler vardır; öz güven, mizah anlayışı, nerede ne söyleyeceklerini bilmeleri gibi. Kendinizi kötü hissettiğinizde modunuzu yükseltirler, moraliniz bozulduğunda size öz güven aşılayan şeyler söylerler, hatta sizi güldürürler de.

Ama aynı zamanda, sizi paramparça da edebilirler, üstelik hiç aklınıza gelmeyecek bir biçimde.

Yöntemleri oldukça aldatıcıdır; sizi genellikle en düşmüş anınızda bulur ve umutsuzca ihtiyaç duyduğunuz destek ve yüreklendirmeyi sunarlar, acınızı dindirmenize yardımcı olurlar.

Sonra birdenbire her şey değişir. Aynı kişinin, sizi ayağa kaldırmak için uğraşmış olan kişinin sizi paramparça etmeye ant içmiş gibi davrandığına şahit olursunuz (tanıdık geldi mi?).

Bunun en kötü tarafı da nedir biliyor musunuz? Onun bunu yapmasına izin verirsiniz. Çünkü ona güvenmeyi, onun varsayımlarına inanmayı öğrendiniz ve kendi değerinizi onun üzerinden biçtiniz.

Size en kötü olduğunuz zamanlarda bile bir başkasına asla söylemeyeceğiniz şeyleri söyler ve sizi suçlar ve buna izin verirsiniz.

Karşınızda durur ve yüzünüze karşı korkunç şeyler söyler, sizi korkunç şeylerle itham eder ve siz buna izin verirsiniz çünkü bir şekilde bunu yapmaya hakkı olduğuna ikna olmuşsunuzdur.

Ne kadar zalim ve acımasız olabileceğinin gerçekten de sınırı yoktur.

Her şey mubahtır. Yalan söylemek doğasında vardır, zihinsel durumunun temelidir. Ve narsist biri inanılmaz iyi bir yalancıdır çünkü bu onun gerçeğidir. Gerçeklik ile bağı kopuk olduğu için her şeyi söyleyebilir ve söylediği yalanla yüzleşmesi gerektiğinde yalanını savunabilir.

Eğer onu sorgularsanız, bir şekilde ondan şüphelenirseniz bu sorgu ve şüpheleriniz size duygusal bir bumerang olarak geri döner. Sizin için bu kadar çok şey yapmış biri için siz nasıl böyle şeyler söyleyebilirsiniz ki??? Ona yaptıklarını anlatmaya çalıştığınızda alacağınız tepki budur.

Narsistlerin hayatları o kadar kırılgan ve parçalanmıştır ki zihinleri gerçekliği yeniden yaratma ihtiyacı duymuştur. Ve bu illüzyonu canlı tutabilmek için kendilerine bağımlı kurbanlar ararlar (sizin gibi).

Bir şekilde hayatınıza bir narsistiği soktuysanız şunu bilmelisiniz ki kendilerine verdikleri değer ve öz güvenleri tamamen bir illüzyondur ve onlar da bunun farkındadır.

Narsistik davranışın temelinde “haset” yatar. Derinde bir yerde aslında kırgın, ezilmiş, başkalarına muhtaç olan kişinin kendileri olduğunu bilirler ve bu vaziyetlerini gün yüzüne çıkartıp kendilerini iyileştiremezler. Bu nedenle de sorunlarının üzerine eğilmek, yardım almak ve iyileşmek için çaba göstermek yerine kendi güvensizliklerini başkaları üzerinden tatmin etmeye, başkalarına yansıtmaya ve onları suçlamaya ihtiyaç duyarlar.

Onları daha iyi tanımak ve hayatınızdaki etkilerini görmek ve dahası başa çıkabilmek için güzel bir kitap tavsiye edeceğim; Psikonet Yayınları’nın “Narsistle Ateşkes / Wendy T. Behary” kitabını okuyabilirsiniz.

Unutmayın ki Narsiste gücünü veren sizsiniz, ve bu gücü geri almak sizin elinizde. Önemli olan siz bu yapmak istiyor musunuz, istemiyor musunuz?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir