Terapistlere Göre Ayrılıktan Hemen Sonra Yapmanız Gereken Şeyler

Ayrılıklar her zaman zor ve kafa karıştırıcıdır ve ister ilk kez bir ayrılık sürecinden geçiyor olun ister onuncu kez mutlaka birileri size bir şeyler yapmanızı ya da yapmamanız söylüyordur. Allah biliyor ya ben de defalarca böyle tavsiyeler aldım ve tabii ki verdim de. Bazıları işe yaradı bazıları yaramadı, bazıları iyi bazıları kötü tavsiyelerdi. Bu noktada hem mesleğim gereği hem de kişisel merakımdan en doğru ayrılık tavsiyelerini almak için tanıdığım uzmanlar ile görüştüm (terapistler, çift danışmanları ve ayrılık uzmanları).

Dürüst olmak gerekirse oldukça güzel ve faydalı olacağına inandığım bazı önerilerde bulundular. Ben de sizlerle bunları paylaşmak istedim. Birçok danışanımdan “unutamıyorum ve çok acı çekiyorum” konulu sorular alıyorum, hem de herkese toplu bir cevap vermiş olurum.

Başlamadan özellikle vurgulamak istediğim bir konu var; ayrılık acısından kurtulmak ve yeniden mutlu olabilmek için önce bunu “istemek” gerekiyor. Özellikle bizim toplumumuzda “ne kadar çok acı o kadar çok aşk” diye bir algı oluştuğu için bazen kişiler aslında çektikleri acıya tutunuyorlar ve o acı içlerindeki boşluğu öyle bir dolduruyor ki aslında gerçekten de kurtulmak istemiyorlar. Aşk acısı çekmek yüceltiliyor, çilekeşlik bir erdemmiş gibi yaşanıyor. Önce bu zihniyeti değiştirmek gerek. Şunu anlamalıyız; acı veren şey aşk değil, ayrılıktır.

Bu kısa girizgâhtan sonra geçelim uzmanlarımızın tavsiyelerine. Bazıları size şaşırtıcı gelebilir ama bu tavsiyelerin sokaktan geçen biri tarafından değil konunun uzmanları tarafından verildiğini unutmayın.

ESKİ SEVGİLİNİZİ EN AZ 90 GÜN BOYUNCA SOSYAL MEDYADAN ENGELLEYİN

Los Angeles’lı ilişki terapisti Dr.Gary Brown’a göre ayrılıktan hemen sonra yapılması gereken ilk şey eski sevgilinizi sosyal medya hesaplarından engellemek ya da en azından sessize almak. Dr.Brown “eski sevgilinizi görmenizi ve onunla konuşmanızı tavsiye etmiyorum, sosyal medyada bile, en azından 90 gün boyunca” diyor. Böylece ilişkinin yeniden başlayıp bu defa yürüyebileceğine dair sahte bir umuda kapılmanın önünü alıp yasınızı tutup iyileşmek için yeterli zamanınız olacaktır. Ayrıca bu sayede ayrılıktan sonra yaşanması muhtemel duygusal gel-gitler’den de olabildiğince uzak kalma fırsatı bulabileceksiniz.

Birini hayatınızdan aniden çıkartmak –bir süreliğine bile olsa- bazen zor olsa da bu sayede daha hızlı ve daha az acılı bir şekilde yolunuza devam edebilirsiniz. Çünkü için için ilişkinin yürümediğini ve yürümeyeceğini bilseniz bile o kişiye ve duygulara tutunmak işini çok zorlaştıracaktır.

İLİŞKİYİ BİTİRME KARARINIZA GÜVENİN

Evlilik ve aile danışmanı ve terapist Nicole Richardson’a göre ayrılık sonrasında acı çekerken ilişkiyi bitirme konusunda doğru kararı verip vermediğinizi sorgulamak çok sık rastlanan bir durum. Mutlaka kararınızı gözden geçirip bir şans daha vermiş olmayı düşüneceksiniz çünkü beynimiz her ne kadar doğru bir karar almış olursak olalım bu tarz büyük kararlar aldığımızda bizimle savaşır, beyin her zaman zevk almaya odaklıdır. Acı çektiğimiz için başka bir seçeneğe yönlendirmek ister bizi.

Beynimizin bize oynayacağı oyunlardan biri de ayrılık acısı çekerken sürekli olarak yaşadığımız güzel günleri hatırlatmasıdır. Beynimiz bize bu oyunları oynamaya başladığında elimizin altında neden ayrıldığımıza dair sebeplerimizi yazan bir liste olması elimizi güçlendirir. Evet güzel günleriniz de oldu ama ayrılığın da bir ya da birden fazla sebebi vardı. Beyin bize iyileri gösterirken biz de ona bunları gösterebiliriz.

KALKIN VE EVDEN ÇIKIN – TEK İSTEDİĞİNİZ YORGANIN ALTINA SAKLANMAK OLSA BİLE

Mobil aplikasyon üzerinden ayrılmış çiftlere destek veren Ella Huerta mutsuzken yapmak istediği tek şeyin battaniyenin altına girip kedisine sarılmak olduğunu ama aslında yapılması gerekenin bunun tam tersi olduğunu söylüyor. Çünkü kalp kırıklığının üzerimizde biyolojik ve fiziksel olarak da olumsuz etkisi vardır ve sağlığımızı korumak için özellikle de ilk günlerde yeterince fiziksel aktivitede bulunmak gerekiyor ki hormonlarımız düzenli bir şekilde çalışabilsin.

Ayrıca sevdiğiniz insanlarla vakit geçirmek ve güneş ışığı almak hem uyumanıza yardım eder hem de mutluluk veren hormonların salgılanmasına. Yapacağımız en kötü şey ayrılık sonrasında kendimizi bir odaya kapatıp yatağa gömülmektir. İçimizden gelen tek şey bu olsa bile kendimizi zorlayarak bu tuzağa düşmememiz gerekir. Eğer evden çıkar ve hayata karışırsak çektiğimiz acı daha kolay ve daha hızlı bir şekilde biter, kendimize bunu hatırlatalım.

İLİŞKİNİZDE NEYİN YOLUNDA GİTMEDİĞİ KONUSUNDA DÜRÜST OLUN

Ayrılık sürecinde geride bıraktığımız ilişkiyi idealize etmek ve yürümeme nedenlerini unutmak çok sık rastlanan bir durum. Ama ilişki koçu Trina Leckie’ye göre önemli olan gerçekleri hiçbir zaman göz önünden ayırmamaktır. İnsanlar ayrıldıktan sonra “neden böyle oldu anlamadım, her şey mükemmeldi” derler çünkü ayrılık fikri onları o kadar paniğe sürükler ki aslında gerçekte ne olduğunu göremezler. Bu inkâr sürecidir. Tabii ki bir anda olmayacak ancak önce ilişkimizin aslında sandığımız ya da hatırladığımız kadar iyi gitmediğini kabul etmeliyiz.

BÜTÜN İLİŞKİLERİN SONSUZA KADAR SÜRMEK ZORUNDA OLMADIĞINI HATIRLAYIN

Psikolog Pax Tandon’ın tavsiyesi belki biraz ilginç gelebilir ancak şunu kabul etmek faydanıza olacaktır; bütün ilişkilerin sonsuza kadar sürmesi gerekmez. Bazıları biter, bitebilir. Ne var bunda diye sorabilirsiniz belki ama her gün kendinize şunu tekrar etmenizde fayda var; “hayat yolculuğumdaki bazı bağlantı ve ilişkilerim sadece var oldukları dönem için büyümeme ve öğrenmeme yardım etmek için var olurlar. Bu günler, haftalar, aylar ya da yıllar sürebilir. Bu ilişkiler partnerler, dostlar ya da aile bireylerini kapsayabilir. Bağımlı olmayı ve ayrılabilmeyi, bırakmayı öğrenmemiz gerekiyor.”

HİSSETTİĞİNİZ ACIYI BASTIRMAYA ÇALIŞMAYIN

Birçoğumuz özellikle de kötü hissettiğimiz zamanlarda hislerimizi değiştirmek için başka bir şeyler ile uğraşıp hissettiğimiz duygudan kurtulma yolunu seçeriz. Zaten bize hep öğretilen şey de budur. Duygularımızı bastırmak ya da yok saymak o an için aklımıza gelen iyi çözüm gibi gelebilir. Fakat Psikiyatr Pella Weisman’a göre en doğrusu ayrılık acısını bastırmaya çalışmamak ve kendimize bu acıyı yaşamak için izin vermek. Çünkü buna izin vermediğimiz zaman aslında acının geçmesi ve aldığımız yaranın iyileşmesine de izin vermemiş oluyoruz. Üstelik acıyı yaşayarak tüketmek daha sağlıklı iyileşmeye de yardımcı oluyor. Tabii burada bir yanlış anlaşılma olmasın; kendinizi buhranlara sürükleyin ve gece gündüz ağlayın değil. Acı çekerken iyiymiş ve her şey yolundaymış gibi yapmayın. Ayrılıklardan sonra acı çekmek çok doğal ve insani bir süreçtir, herkes acı çeker, güçlü görünmeye ya da güçlü olmaya çalışmamak lazım.

HAYATA DÖNÜN VE BAŞKA İLİŞKİLERE YELKEN AÇIN

Beverly Hills’te görev yapan Aile ve İlişki Terapisti Dr.Fran Walfish’e göre bir ayrılık sonra hayata dönmenin ve eski sevgiliyi unutmanın en iyi yolu gerçekten de hayata dönmektir. Bu da başkaları ile dışarı çıkmaya başlamak, eski sevgilinizin yerine size değer veren ve size daha iyi davranan bir başkasını koymaktır. Peki bunun için doğru zaman hangisidir? Bu aslında herkes için farklıdır.

Dr.Fran şöyle diyor; “Bazı insanlar ayrılık acısını görmezden gelip yas tutma süreçlerini atlayarak hemen bir başkasıyla ilişkiye girmeyi tercih ediyorlar. Bazılarıysa kalplerini bir sandığa kilitleyip anahtarları da bir yerlere fırlatıp atıyorlar. Ama asıl önemli olan sizin ne hissettiğinizdir. Kendinizi tanımanız, kendi kişisel zamanlamanıza saygı duymanız ve hazır olduğunuzda yeniden denemeye başlamanızdır.”

Konularında uzman kişilerin tavsiyelerini okudunuz. Ben de elbette burada verilen tavsiyelere katılıyorum. Ayrılık kolay bir süreç değildir, hele de uzun bir ilişki ya da evlilik ise söz konusu olan. Ancak bilmeniz gereken şey bu acının da diğer her şey gibi mutlaka geçeceğidir. Böyle kalmayacak, buna emin olabilirsiniz. Duygularınızı yaşayın, kendinizi güçlü olmaya zorlamayın, fakat aynı zamanda ilişkinizin neden bittiğini de hep hatırlayın. Ben şahsen ilişki biter bitmez bir başka ilişkiye adım atmayı çok uygun bulmuyorum, özellikle de uzun süreli bir ilişkiden sonra. Biraz kendi kendinize kalıp kendi içinize dönmenin hem kendiniz için hem de bir sonraki ilişkinizin selameti açısından daha iyi olacağını düşünüyorum. Tabii yine de siz bilirsiniz.

Ne olursa olsun, aşka inancınızı yitirmeyin!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir